BURSANIN MERİNOS’U UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNE ÇOK YAKIŞACAK

Merinos Kültür merkezi olarak Bursanın kalbinde

Sizlere eski bir tanıdıktan söz etmek istiyorum. Bursa’nın ünlü Merinos’undan. Bursa’daki Atatürk Kongre Kültür Merkezi, 20. Yüz Yılın ilk yarısında genç Türkiye Cumhuriyetinin, Sümerbank MERİNOS Yünlü Sanayi Dokuma Fabrikası adı ile sanayi bayrağı, gurur kaynağı olarak doğmuştur. 

Dünyada, 19. Yüz Yılın sonları ve 20. Yüz Yılın başlarında benzer sanayi devrimlerini yaşayan ülkeler ile birlikte, Türkiye’mizde de teknolojik gelişmelerin uygulamaya ve üretime dönüştüğü fabrikalar kurulmaya başlamıştır. Marka adı ile Merinos, gelişmekte olan Türkiye Cumhuriyetinin endüstriyel atılımında sancak gemisi olmuştur.

Merinos, 1935 Yılında zamanın başbakanı İsmet İnönü ile iktisat vekili Celal Bayar tarafından temeli atılarak, yapımını üstlenen iş adamı Nuri Demirağ’ın çabaları ile hayata geçirildi. 2 Şubat 1938’de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk açılışını yaptığında, ülkemizin sanayi dünyasına doğdu. Unutulmaz genel müdürü Nurullah Esat Sümer yönetiminde büyüdü. 16’140 eğirme ve 7’000 katlama iğinden oluşan önemli büyüklükteki üretim kapasitesi, 1944 Yılında dokuma tesisleri, 1946 Yılında da apre tesislerinin kuruluşu ile o tarihlerde ve bulunduğumuz coğrafyada en büyük entegre yünlü kumaş üretim kompleksi haline geldi. Şehir, bu sayede onunla Tekstil Sanayiinin Başkenti unvanını aldı.

Merinos'un çok amaçlı salonu
Merinos’un çok amaçlı salonu

Sümerbank Merinos Yünlü Sanayi Dokuma Fabrikası, üretimin devam ettiği 66 yıl boyunca ilinin sosyal, kültürel yaşantısına, ekonomik yapısına can suyu olmakla kalmayıp, modern şehir yaşamına uzanan yolun kilometre taşlarını da döşedi. Elektrik santralında üretilen elektrik, kompleksi beslemenin yanında şehrin aydınlanma gereksiniminin önemli bir bölümünü de karşılamakta idi. Fabrika sahasında bulunan iki salonda, sinema, tiyatro, konser gibi sanat etkinlikleri halka ücretsiz ulaştırılabiliyordu. Çalışanların çocukları için, kreş hizmeti veriliyordu. Fabrika ilkokulu, ilin en iyi eğitim veren okulu idi o dönemde. Fabrikanın çok amaçlı kullanılabilen salonları, binlerce genç çiftin düğün törenlerine şahitlik etmiş, pek çok toplu sünnet töreninde davul sesleri ile gümbürdemişti.

Atatürk Kongre Kültür Merkezi Merinos
Atatürk Kongre Kültür Merkezi Merinos

Merinos’un teknolojik yaşam süresi dolduğunda, başarı öyküsü başka bir platformda devam etti. 2004 yılında devredildiği büyükşehir belediye başkanlığının başarılı projesi kapsamında ve Başkan Recep Altepe’nin katkılarıyla, 300 dönümü aşkın arazisi üzerinde, fabrika ve ek binaların restorasyonu ve yeni Kongre Merkezi Binası inşa edildi. Eğitim, kültür, sanat, spor, rekreasyon alanları ile Atatürk Kongre Kültür Merkezi olarak yeniden doğdu. Marka ismi Merinos ise 200 dönümü aşkın büyüklüğü ile Atatürk Kongre Kültür Merkezi alanında, Merinos Parkı olarak yerini aldı. Bir zamanlar şehri aydınlatan enerji santralı, restorasyon sonrası yine ilin ilk Enerji Müzesi olarak ziyarete açıldı.

Sümerbank Merinos Yünlü Sanayi Dokuma Fabrikasından, Atatürk Kongre Kültür Merkezine kadar olan sürecin her aşamasında, Cumhuriyet Türkiye’sinin olduğu kadar Bursa’nın tarihi ile de birlikte yürüyen, sosyal ve kültürel yaşamını etkileyen, biçimlendiren, yönlendiren bir tesis olma özelliğini korudu.

Yukarıdaki paragraflarda özetlemeye çalıştığım, Sümerbank Merinos Yünlü Sanayi Dokuma Fabrikası’nın özgün öyküsü, Dünya’mızın farklı coğrafyalarında hemen hemen aynı zaman diliminde, başka fabrikaların öykülerine çok benzemektedir. Sosyal, kültürel ve ekonomik olarak yarattıkları değerler, katkıları, etkileri ve sonuçları açısından incelendiğinde benzersiz birer örnek olan bu fabrikaların, en önemli ortak özellikleri Unesco Dünya Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmış olmalarıdır. Bu açıdan incelendiğinde Merinos’un kuruluşundan itibaren zaman içinde yol alırken üslendiği sosyal, kültürel ve ekonomik rol, içinde doğduğu şehir için etkileyici bir serüvene dönüşmüştür. Üretim süreci sona erip, tarih sahnesinden çekilerek bir müzeye dönüşmesi beklenirken, zamanın değişen sosyal ve kültürel koşullarına uyan, eğitim, kültürel gelişim ve ekonomik yapının gereksinimlerine cevap veren çağdaş bir merkez olma özelliğiyle Bursalılar için de yeniden doğmuştur. İşte bu ikinci doğuş, onu benzerleri arasında çok özel bir yere taşımaktadır. Bu nedenledir ki, Unesco Dünya Mirası Listesine girme şansı çok yüksek olan bir ulusal mirasımızdır. Bu düşünceyi güçlendiren ve şu anda Unesco Dünya Mirası Listesinde bulunan diğer üç örneği incelememizde büyük yarar görmekteyim. Merinos ile çağdaş sayılabilecek, ikisi tekstil sektöründe, üçüncüsü tamamen farklı bir sektörde olan ve Dünya’mızın farklı köşelerinden örneklerimizi dilerseniz sırasıyla birlikte inceleyelim.

Merinos Kültür merkezi olarak Bursanın kalbinde
Merinos, kültür merkezi olarak Bursa’nın kalbinde

Bunlardan ilki, New Lanark. İskoçya’da küçük ve tipik bir İskoç kasabasıdır. Üretim amacı ile kurulan fabrika kasabaları içinde amacına en uygun inşa edilmiş ayrıcalıklı bir örnektir. Kale benzeri bir pamuk işleme fabrikası, ferah ve iyi dizayn edilmiş lojmanları, mesleki eğitim enstitüsü ve bir okuldan oluşmaktadır. Kurucusu, 19. Yüz Yıl başlarında, endüstriyel bir toplum modeli oluşturma hayaline sahip, idealist Robert Owendir (1771-1858).

Robert Owen, 19. yüzyıl başlarında İskoçya’da, Clyde Şelalesi yakınlarında, tekstil üretiminde ilham alınacak endüstriyel toplum modelini yarattı ve yönetim biçiminde kendi ütopik vizyonunu formüle etti. New Lanark, kurucusunun özgün yönetiminde, ekonomik bir değer olarak yükselmenin yanında, sosyal bir değer olarak da yükseldi. Fabrika 1786 Yılından 1968 Yılına kadar su gücü kullanan bir pamuk ipliği fabrikası olarak üretimine devam etti. Fabrikanın sosyal ve endüstriyel tarihi, işveren ile çalışanların birlikte hareket ettikleri, planlama ve mimari olarak, moral, sosyal ve çevresel değerlerin önemini de özümsemiş, etkileyici bir başarı öyküsüdür. Kasaba, endüstriyel toplumun kültürel yükselişi için mükemmel bir örnektir. Üretime dayalı servet yaratılışında, çalışanların yaşam standardı düşürülerek, düşük maliyet kriteri sağlanmaya çalışılmayan ilk, belki de tek örnektir. Robert Owen’in zamanında çok radikal gibi görünen bu sosyo-ekonomik sistem, üretimde insani bakış açısının değer kazanması konusunda, modern Dünyada geniş anlamda kabul görmüştür. Yarattığı hümanist rüzgarların değişik sektörlerdeki yatırımcılar üzerindeki etkileri bir süre daha devam etmiştir. New Lanark örneğinde, başarılı bir model oluşturulmuş, bir zaman diliminde başarı ile yönetilmiş ve sonuçları bir süre üretim dünyasında bir grup yatırımcıyı etkilemiştir. Ancak fonksiyonunu sürdürdüğü zaman diliminde sosyal, kültürel, ahlaki ve ekonomik olarak etkileyip yükselttiği sosyal grup, çalışanları ve aileleri ile sınırlı kalmakta idi. Yatırımcılar dünyasında yarattığı hümanist rüzgarlar ise bir süre devam ettikten sonra yavaşlamış ve yüksek kazanç ve servet birikiminin çekiciliği, insani değerlerin ışığını tekrar gölgelemiştir. Şu anda New Lanark fabrika kompleksi ve yaşam öyküsü, zaman içindeki yerini almış, 2001 Yılından bu yana da gelecek kuşaklara geçmişte edinilen bilgi, deneyim ve felsefelerin aktarılmasına olanak sağlamakta olan, Unesco Dünya Mirası bir sitedir.

New-Lanark Fabrika Kompleksi- İskoçya
New-Lanark Fabrika Kompleksi- İskoçya

Bu anlamda karşılaştırdığımızda Merinos, fabrika kompleksi olarak üretimde bulunduğu dönemde, sadece çalışanlarının ve ailelerinin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını yükseltmekle kalmayıp, şehir halkının eğitim ve kültür geleneğinin modernleşmesine, ekonomik kalkınmasına, yaşam standardının yükselmesine olanak sağlamıştır. Üretim yapan bir tesis olmanın çok ötesinde bir şehrin yaşamını ve gelişmesini yönlendiren bir unsur olmuştur. Ayrıca genç Türkiye Cumhuriyetinin o dönemdeki sanayi hamlesinde, yurdun çeşitli şehirlerinde ve değişik sektörlerde gerçekleştirilen fabrika yatırımları için bir model oluşturmuştur. Özetle zaman içinde hayata geçirildiği şehrin ve ülkenin sanayi atılımını da yönlendiren bir geleneğe dönüşmüştür. Eski Merinos çalışanlarının, çocukları hatta torunları için, ailelerinde eski bir Merinos çalışanı bulunması övünç kaynağıdır. Bu da Merinos geleneğinin Bursa’lılar arasında halen yaşadığının bir göstergesidir.

İkinci örnek, farklı bir sektörden, Hollanda’nın Roterdam kentinden Van Nelle Fabriek. 1920 lerde kuzey batı Roterdam’da, Polder Endüstriyel alanının kanal kıyısında projelendirilerek inşa edilmiştir. Bu fabrika, 20. yüzyıl endüstriyel mimarisinin ikonlarından biridir. İç mekanlarda gereksinim duyulan güneş ışığını en iyi sağlayacak bir tasarım ile dış dünyaya açık ideal bir fabrika binasıdır.

Tomioka İpek Fabrikası -Japonya
Tomioka İpek Fabrikası -Japonya

Avrupa Pazarı için tropikal ürünlerin taşınması ve işlenmesi ve diğer endüstriyel ticaretin merkezi olan Hollanda’nın uzun ticari geçmişinde, yeni fabrika anlayışını somutlaştıran modern ve fonksiyonalist yaklaşımın sembolü olmuştur. Bu, konusunda öylesine devrimci bir yaklaşımdır ki, o güne kadar fabrika binalarının yapımında birinci derecede odaklanılan, kanal, yol, demir yolu gibi ulaşım yaklaşımlarının önüne geçen bir anlayışın gelişmesine neden olmuştur.

Ayrıca girişimci ile, proje mimarları ve mühendislerini aynı noktada buluşturan tasarımda, betonarme bir iskeletin desteklediği karkas yapıda, ön yüzlerde çelik çerçeve ve camın kullanıldığı ideal bir fabrika binası formu doğmuştur. Sonuç olarak kahve, çay ve tütün işleyen bu tesis, yemekhane, duşlar, dinlenme alanları, sosyal aktivite alanları gibi üretim dışı kullanım alanlarının da çalışanlar için mükemmelleştirildiği ideal bir üretim tesisine dönüşmüştür. 20. yüzyılda, iki dünya savaşı arasındaki zaman diliminde özellikle çay, kahve, tütün, tropikal meyva ve yiyecek ürünleri işleyen Hollanda’da, üretim dünyası geleneğini etkileyen yeni bir fabrika türünü realize etmiştir.

Bu özellikleri ile Van Nelle Fabriek, çalışanlara rahat çalışma ortamı, arzulanan seviyede gelir ve prestij sağlayan, kurulduğu Roterdam kenti halkını ve sosyal yaşamını da kent geleneği olarak olgunlaştırıp geliştiren bir üretim tesisi olmuştur. 2014 Yılında Katar’ın başkenti Doha da yapılan Unesco toplantısında Unesco Dünya Mirası ilan edilmiştir.

Bu açıdan karşılaştırıldığında da Bursa’mızın Merinos tesisleri, üretim faaliyetlerinin sürdürüldüğü dönemde, sadece çalışanlar için uygun çalışma ve sosyal yaşam alanları hazırlamakla kalmayıp, aileleri ile birlikte yararlanabilecekleri, sosyal ve kültürel içerikli bir fabrika geleneği oluşturmuştur. Düğün, sünnet, kutlama, bayram gibi etkinliklerde ise bu özellik fabrika personeli olmayan şehir de yaşayanları da kucaklayan bir şehir geleneğine dönüşmüştür.

Van Nelle-Hollanda
Van Nelle, Hollanda

Sizlerle paylaşmak istediğim üçüncü örnek ise, Dünyamızın daha uzak bir köşesinden, Japonya’dan. “Tomioka İpek Fabrikası ve İlişkili Tesisleri” adı ile Unesco Dünya Mirası listesine girmeye hak kazanan bir fabrikadır. Başkent Tokyonun kuzey batısında bulunan Gunma şehrinde, Fransa’dan ithal edilen ipek işleme ve dokuma makinaları ve endüstriyel danışmanlık ile 1872 Yılında kurulmuştur. Japonya’nın Batı teknolojisi ile tanıştığı ünlü Meiji dönemine rastlayan bir tarihte kurulan Tomioka, Japon Ulusunun, dikkat, çalışkanlık, araştırma ve birlikte hareket etme yetenekleri ile de birleşince çok kısa sürede kitlesel bir üretimin gerçekleşmesine yol açmıştır. Tomioka’da ham ipek ve geniş bantta ham ipek dokumacılığı yapılırken aynı zamanda halk arasında ipek üretim bilgisinin yaygınlaştırılmasını sağlamak üzere deneysel koza üretimi de yapılmıştır. Fabrika bünyesinde bulunan İpekçilik Okulu, gençlerin hızla sektöre adapte olmalarına olanak sağlamıştır. İpek böceği yumurtalarının saklanması için geliştirilen yöntem ile bütün bir yıl boyunca ipek böceği üretilmesi ve koza elde edilmesi sağlanmış, böylece üretim miktarında yaşanan artış Japon mucizesi olarak Dünya çapında yankı uyandırmıştır. İpek böceği yumurtaları +4 santigrad derecede saklanarak istenildiği zaman ve miktarda ipek böceği üretimi gerçekleştirilmiş, bu sayede üretim hem tüm yıla yayılmış hem de arzulanan kapasitede gerçekleştirilebilmiştir. İpek üretiminde en önemli girdilerden biri olan dut yaprağı, Tomioka’nın bağlı birimlerinden biri olarak kurulan dutluklardan elde edilmiştir. Tomioka, 19. Yüz Yılın son çeyreğinde Japon ipek endüstrisinde yenileşmenin ve yükselişin merkezi olmuştur. Tomioka’dan ivme alan ham ipek ihracatı, Dünya Pazarlarında Batılı ülkelerin de tartışmasız kabul ettikleri Japon liderliğini sağlamıştır.

Ham İpek, Japonya’nın Dünya Endüstri Arenasında kendisine önemli bir yer sağladığı anahtar ürün olmuştur. Bu başlangıç Japonya’da diğer sektörlerin çağdaş endüstriyel gelişmeleri için de model kabul edilmiştir. Hatta bu büyük başarı, ipekçilik kültürünün ve teknolojisinin uluslararası alanda paylaşımı konusunda global ham ipek marketini etkilediği gibi diğer sektörler için de uluslararası paylaşım platformlarına zemin hazırlamıştır.

Diğer fabrikalar için olduğu gibi benzer bir analizi Tomioka ve Merinos için de yapmak mümkün kanımca. Merinos tesislerinde de ithal üretim makinaları ve özel lokal merinos yünü girdileri ile üretimden geleneğe dönüşen ve 66 yıl boyunca sadece şehri için değil, Türkiye’de kurulan tüm üretim kompleksleri için model oluşturan bir eser yaratılmıştır.

Sizlere tanıtmaya çalıştığım bu fabrikalar, yarattıkları artı değerler ile Dünyaca ün kazanmışlar ve zamanlarında olduğu kadar devamında da yeni sosyal, kültürel ve teknolojik yaklaşımların geliştirilmesine yol açmışlardır. Benzer biçimde Merinos da Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarından itibaren gelişmesine katkıda bulunmuş, kalkınmanın öncü kuruluşlarından biri olarak kendi üretim toplumu geleneğini yaratmıştır. Merinos, çalışanları, aileleri ve Bursalılar olarak üretimin sürdüğü 66 yıl boyunca kuşakların gelişimine katkısı yanında, toplumun sosyal ve kültürel seviyesini yükseltmekle kalmamış, sonrasında da, müze, park, sosyal tesis, Kongre merkezi, kültür merkezi olarak Bursalıların yaşam kalitesini yükselten bir Merkez olarak en etkin biçimde hayatın içinde yer almış ve almaya devam etmektedir.

İşte bu nedenledir ki, iki örneğimizde olduğu gibi Sümerbank Merinos Yünlü Sanayi Dokuma Fabrikasının da, Atatürk Kongre Kültür Merkezi olarak Unesco Dünya Mirası Listesine alınması mümkün görünmektedir.

Merinos'un yemyeşil çevre düzenlemesi
Merinos’un yemyeşil çevre düzenlemesi

Bursa’nın Merinos’u, Unesco Dünya Mirası Listesine çok yakışacak diye düşünüyorum.