BEYAZ RACA EFSANESİ, BORNEO, ENDONEZYA

Borneo, Beyaz Raca James Brooke'un sarayı Astana
beyaz raca harita

Şaşkınlıktan şaşkınlığa düşeceğiniz bir öykü anlatmak istiyorum bu kez sizlere.

Dünyamızın bize uzak köşelerinden ve uzak zamanların en uzaklarından birinde, tam 40 bin yıl önce başlamış buralı ademoğlunun yaşamı. Masal adası Borneo’nun Sarawak Bölgesinde. Nereden geldiler bilinmiyor ama en yakın anakaradan yaklaşık 10 bin yıl kadar daha eskiymiş bu yaşam başlangıcı. Dev yılanların, 1 metre çapındaki dev çiçeklerin, koca burunlu Probiscus maymunlarının, hotozlu Hornbill kuşlarının, ilginç yarasaların, cüce fillerin, yuvaları yenilebilen kırlangıçların ve birbirinden ilginç yaşamların cangılında, avcılık-toplayıcılık ile başlayıp, akraba kabileler halinde sürüp gitmiş binlerce yıl.

Zaman kendi yatağında akıp giderken, 7. Yüz Yılda Çinli tüccarların ziyaretleri görülmüş bu masal sahnesinde. Sultanlıklar boy göstermiş güç savaşında büyüklü küçüklü. Bunların en büyüleyicisi 15. Yüz Yılda kurulan Brunei Sultanlığı imiş ki zenginliği dillere destanmış. Bu arada Iban adı verilen yerli kabileler yönetimlere başkaldırmış zaman zaman. Güçlü sultanların, gücü yetse de kaldırılan başları eğdirmeye, çalkantılar zaman içinde tekrarlanarak 19. Yüz Yıla kadar gelinmiş.

1839 Yılı yerli kabilelerin bir kez daha sabırlarının taştığı, otoriteye karşı başlarını ortaya koydukları yıl olmuş. Ayrıca söylemeyi unutmamalıyım ki, o zamanlarda omuz üzerindeki bir baş çok önemliymiş Borneo Adasında. Duymuşsunuzdur mutlaka, müthiş kelle avcılarını. Hani insan kellelerini özel yöntemlerle küçültüp kutsal törenlerinde kullanan yerlilerin, cangılda kaybolan bir daha kendilerinden haber alınamayan macera avcılarının hikâyelerini. İşte bu ürkütücü hikâyelerin de ana vatanı aynı zamanda gizemli Borneo toprakları. Borneo, o günden bugüne büyüleyici ve çok renkli bir ada olma özelliğini sürdürüyor.            

Borneo'nun Probiscus maymunu
Borneo’nun Probiscus maymunu

Bilindiği gibi Dünya adalarının en büyüğü 2’166’086 km2 ile Atlas Okyanusu’ndaki Grönland, ikinci büyüğü 786 bin km2 ile Büyük Okyanus’taki Yeni Gine ve üçüncü büyük ada ise yine Büyük Okyanus’ta 743’330 km2’lik bir toprak parçası olan Borneo Adası. Hüküm sürenler, sınırlar, yönetenler, kurumlar ve kurallar, geçen yüzyıllar içinde değişmiş olmasına rağmen, Borneo’nun benzersizliği değişmeden sürmekte. Aynı zamanda, Endonezya’nın Kalimantan adı ile anılan bölgesi, Malezya’nın Doğu Malezya denilen bölümü ve 15. Yüz Yıldan bu yana ihtişamlı zenginliği dilden dile gezen Brunei Sultanlığı, Borneo adasının topraklarını paylaşmakta.

Konumuzu dağıtmadan 1839 Yılına demir atalım önce. Sarawak bölgesi, o tarihte Malay elit tabakası Sambas ve Brunei Sultanlığı arasında süresiz bir baş ağrısı imiş. Bu güç savaşına ilave olarak sık sık ortaya çıkan Dayak, Malay, Bidayu isyanlarından Brunei Sultanı da bezmiş. Sarawak Bölgesinin, Tanjung Datu’dan Samarahan nehrine kadar uzanan zorlu toprakları, zor zamanlarına varmış. Bu yetmezmiş gibi bir de bu duruma tepki gösteren Singapur’un ticari kurumları varmış. İşte tam bu sırada yorulmak nedir bilmeyen genç bir İngiliz maceraperest James Brooke, gemisi ile bu kıyılara ulaşır. Meraklıdır, serüvenleri sever genç James ve bir de akıllı mı akıllıdır. Sultan, zor görevi ona teklif eder: “İsyanı bastır ve bu toprakları benim adıma yönet.” der. James Brooke, bu kararsız ve karmaşık siyasi ortamda kalmaya istekli olmaz, ancak sultanın amcası Raca Muda Hashim, onu kalmaya ve karışıklıkları bastırmaya ikna eder.

Borneo, Fort Margarita
Borneo, Fort Margarita

Önce savaşır genç Brooke, isyanın ateşini biraz bastırdıktan sonra da yerli kabile reisleri ile işbirliği yapmanın yollarını arar. Yerel gelenekleri öğrenmek, denge ve kararlılık kavramları ile birlikte yepyeni bir bakış açısı kazandırır Brooke’a. İkinci adım ise ırk ve dinle ilgili hoşgörü ve kabile sınırlarının korunmasının kurallara bağlanması olur. Bu adımlar yerel kabileler arası barışın, işbirliğinin yükselişini getirir. Brooke’ın adı gibi kuralları da Sarawak’ın dağınık kabileleri arasında duyulur, benimsenir ve sevilir kısa sürede. Sürekli barışıp, bozuşup, döğüşen kabileler, bir bütünün parçaları olma yolunda, yola çıkarlar farkında olmadan. Akıllı Brooke için şafak olmuş, tan yeri ağarmıştır artık. Üstelik sevmiştir bu gizemli adayı ve yerlilerini. “Yüce Tanrı bana bu ülke için bir işaret ve izin verirse, burada imparatorların haset edeceği bir yaşam kuracağım.” demiş James Brooke o zor günlerde. Her ne kadar “Güneş Doğudan yükselir” sözü ünlü ise de, Sarawak için Güneşin aydınlığı Batıdan gelmiş bu kez. İlk zamanlar, kararsız ve şaşkın olan yerliler, örneğin Bidayuhlardan bir grup James Brooke’a karşı çıktılarsa da James, Raca’nın yanında kendi pozisyonunun önemini anlayarak ve geleneklere sadık kalarak güç dengelerini dikkatlice değiştirmiş, ancak yerleşik geleneksel yapıyı korumuş. 

Borno, Beyaz Raca James Brooke
Borno, Beyaz Raca James Brooke

Başarmasına başarmış bir bakıma ama siyaset ve politika kitaplarında pek güzel sıralanıp, açıklanan kurumlar ve kurallar, kelle avcılığında bana mısın dememiş aslında. Düğün, doğum ve ölüm törenlerindeki ritüeller, kurukafalar olmadan da  olmuyormuş. Kıvrak bir zekâ, duyarlılık, hoşgörü ve yerel geleneklere saygı belirlemiş Sarawak’ın siyasi tarihini. Hiç de kolay olmayan bu çaba yıllarca ama her yıl biraz daha güçlenerek sürmüş. Başarıları, 1842 Yılında Brunei Sultanı tarafından James Brooke’a, Raja of Sarawak yani Sarawak Racası unvanının verilmesini sağlamış. Raca olmasına olmuş ama kafatası avcılığını ve Iban kabilelerinin göçünü tamamen yasaklamak hiç de kolay değilmiş. İlk iş olarak James Brooke, her yerli erkeğe düğün töreninden önce bir domuz, bir kümes hayvanı ve bir demir parçası verilmesine karar vererek bunu ilan etmiş. Doğum ve ölüm törenlerinin olmazsa olmazı kafatasları hala kabileler arasındaki en önemli karışıklık nedeni imiş. Mademki kafatasları bu kadar önemli, o halde korunmalı diye düşünmüş yeni Sarawak Racası. Yönetim kafataslarını para ile satın almaya ve doğum, ölüm seremonilerinde ödünç vermeye başlamış. Kafatasları tören sonrası başka bir ritüelde kullanılmak üzere geri alınıyor ve kalede korunuyormuş. Aynı zamanda kelle avcılığı yasağı da getirilmiş. Bu durumda bazı kabileler kafataslarını birbirlerinden ödünç almaya başlamışlar. Yerel kabile liderlerinin hırs ve rekabeti ise akıllıca düzenlenmiş arabulucu seremoniler ile giderilmiş. Bunlardan ilki aşağı Sarawak Nehri Bölgesinden Shrang Ibanları ile Balau Ibanları arasında 1851 Yılında gerçekleştirilmiş. Iban liderler birbirlerine sürahi ve kupalar hediye etmişler, eski düşmanlıkları unutup, barışa saygı göstereceklerine söz vermişler. Her biri, bir kap, bir mızrak ve Sarawak bayrağı ile ödüllendirilmişler.

Genç İngiliz gemicinin üç kuşaklık efsanesi böylece doğmuş. Darmadağınık 12 ayrı etnik kökenden, yüzlerce kabile ve grup, aynı kurallar etrafında birleşip barış içinde yaşamaya başlamışlar.

Dünyamızın başka hiçbir yerindekilere benzemeyen bu kendine özgü halk için tamamen kendine özgü bir yönetim biçimi oluşmuş. Genç bir İngiliz’in rüyası gerçek olmuş, Güney Doğu Asya’da, iki dünya arasında köprü kuran bir yönetim biçimi yaşama geçirilmiş. Bunu gerçekleştiren James Brooke ise kalplerdeki benzersiz tahtına oturmuş. Kökeni, kabilesi ne olursa olsun tüm yerliler ona ‘Beyaz Raca’ diyorlarmış artık.

Borno, Urang Utang Sığınağı
Borno, Urang Utang Sığınağı

Siyası istikrar sağlanmış ama Sarawak yerlileri, avcılık ve toplayıcılıktan başka bir iş bilmiyorlarmış o tarihte. Bir de el sanatları varmış. Özel dokumaları, eşsiz güzellikte sepetleri, Hornbil kuşunun hotozundan elle oyulan sanat şaheserleri gibi. Ticaret bilmiyorlar, gerçek anlamda tarım bilmiyorlarmış. Sarawak topraklarından o tarihlerde ilkel yöntemlerle çıkarılan bazı madenler de önemini kaybetmiş çevre pazarlarda. James Brooke, ticareti canlandırmak için zamanının en deneyimli tüccarları olan Çinli tüccarları Sarawak’a davet etmiş. Liman kentlerine yerleşip ticaret yapmaları için bazı avantajlar sağlamış. 1840’lı yıllar, İngiltere’nin Çin topraklarında afyon savaşlarını sürdürdüğü yıllar. İki ateş arasındaki Çinli tüccarlar için altın değerinde imiş bu davet. Çin’in Guangzhou, Shunde, Nan Hai, Zhongsan, Heshan, Sanshui, Sun Wui, Taishan, Kaiping, Enping en çok da Canton bölgesinden Sarawak’a göç etmişler. Çin bu gün olduğu gibi o tarihlerde de çok geniş bir ülke ve her bölgenin sakinleri, o yöreye özgü ürünlerde ustalaşmış. Bu stratejik uygulamanın, Sarawak’taki üretime, miktar ve çeşitlilik olarak nasıl bir yükseliş getireceği çok açıkmış. Öyle de olmuş. James Brooke, ülkesini kurmuş ve ona yepyeni bir devrin kapılarını açmış. Sarawak’a ilk gelenler, Kuching, Sibu, Sarıkei ve Miri’ye yerleşmişler.

Öncelikle tarım ve hayvancılık gelişmiş. 1880 Yılında, Güney Doğu Asya’da bir diğer büyük ticaret kenti Hong Kong’tan kereste ticareti ile uğraşan bir grup göç etmiş ve Reyong nehri çevresine yerleşmiş. Sarawak artık Hong Kong üzerinden kereste ticareti de yapmaya başlamış. Bu göçmenlerden bir kısmı daha sonra Bintangor ve Sarıkei’ye yerleşerek tarım ve kereste ticaretini daha da yaygınlaştırmış. İlerleyen yıllarda yeni gelen Kanton’lu göçmenler, güneydeki topraklarda farklı tarım ürünlerini yetiştiren tarım yerleşimleri kurmuşlar. Genç Çinli erkekler yerli kabilelerden kızlarla evlenerek, günümüz Sarawak sosyal yapısına farklı boyutlar kazandırmışlar. Şehirlerde yerleşenler ayakkabı, saat, altın işçiliği gibi pek çok yeni el sanatlarını hayata geçirmişler. Karabiber, hindistan cevizi, kauçuk gibi ürünlerin yetiştirilmesi ve ticareti hız kazanmış. Bu tarihlerde işletilmeye başlanan altın madenleri de zenginlik seviyesinin yükselmesine katkıda bulunmuş. Güney Doğu Asya’da bir devlet, sağlam bir iskeletin üzerinde hızla ete kemiğe bürünüyormuş sanki.

Beyaz Raca kimdi? Yaşam öyküsü nerede başlayıp, nerelerden geçerek, bir zaman diliminde Borneo adasındaki Sarawak eyaletinin yaşam öyküsü ile kesişmişti?      

Beyaz Raca Efsanesinde, bu sorulara yanıt bulmak için zaman içinde biraz daha gerilere gitmek gerekir.

Borneo, Turistlere yerel müzik gösterisi
Borneo, Turistlere yerel müzik gösterisi

James Brooke’un Hindistan’ın Bengal eyaletinde, Kalküta yakınlarındaki Bandel’de 29 Nisan 1803 tarihindeki doğumu ile başlayan hikâyesi, İngiltere ve Hindistan arasında macera tadında bir film gibi gelişmiş. Hindistan’da doğmuş çünkü babası İngiliz Hindistan’ında bir yargıç olarak görev yapmakta imiş. 12 yaşına geldiğinde İngiltere’ye okula gönderilmiş. 1819’da, İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin Bengal ordusuna yazılarak geri dönmüş. 1825’teki Birinci İngiltere-Burma Savaşında ciddi şekilde yaralanmış. Bu kez tedavi amacıyla İngiltere’ye gönderilmiş. 1830 Yılında tekrar geri döndüğünde birliğine katılmak için çok geç kalmış ve istifa etmiş. Gemi ile yolculuğuna devam etmiş. Uzak Doğuda ticaret yapmayı denemiş ama pek başarılı olamamış. Bunun üzerine bir gulet satın alarak Borneo adasına doğru yola çıkmış. 1838 ağustosunda Borneo’nun Sarawak Eyaletinin başşehri Kuchinge varmış. Malay Takımadaları onu çok etkilemiş. Brunei Sultanı ile tanışması ve yerel olaylar zinciri, James Brooke’u 1842 yılından itibaren Beyaz Raca Efsanesinin kahramanı yapmış. Efsanenin hamurunda ise, Brooke’un üstün zekâsı,  genlerinde bulunan ünlü İngiliz politikacılığı, durumlara uygun çözümler üretmedeki inançlı inatçılığı, Sarawak’ın sosyal ve siyasi yapısına uygun formülü bulması varmış. Sarawak Anayasası bu formül çerçevesinde yazılmış. Böylece James Brooke ile başlayan ve üç kuşak boyunca ve 1841-1946 yılları arasında sürecek Sarawak’ın Beyaz Racalığı başlamış.

Borneo, turistlere yerel müzik gösterisi
Borneo, turistlere yerel müzik gösterisi

Beyaz Raca Efsanesi, James Brooke’un 1868 Yılındaki ölümünün ardından Raca olan kardeşinin oğlu Charles Brooke tarafından devam ettirilir. Kardeşinin oğlu Beyaz Raca olmuştu çünkü James Brooke’un yasal bir varisi yoktu. Charles Brooke, 17 Mayıs 1917 tarihine kadar görevini, amcasının kurduğu kurum ve kuralların sağlam temelleri üzerinde yürütme şansına sahip olur. Üçüncü Beyaz Raca Charles Vyner Brooke 1917 ile 1963 yılları arasında tarih sahnesinde boy gösterir. Ancak Dünyamızın inanılmaz savaş rüzgârları ile savrulduğu tarihler de bu döneme rastlar. II. Dünya Savaşı, Japon işgali ile korkunç yüzünü gösterir Beyaz Raca’nın ülkesinde. Miri’nin işgalinin ardından güneybatıya doğru hareket eden işgalci güçler Balingan, Bintulu, Mukah, Niah, Sibuti ve Tatau’yu alırlar. 19 Aralık 1941’de bombalanmaya başlayan başkent Kuching, beş gün içinde düşer. Yerli halk tutuklanır, aç kalır ve infaz edilir. Açlık ve yakıcı güneşe rağmen cangılda savaş devam eder. İnsanlar yerleşim yerlerini terk ederek ormanda saklanıp, yiyecek ararlar. Japonlar, işgal sırasında Kuching çevresinde pek çok esir kampı kurarlar. Bunların en çok ismi duyulanı Batu Lintang olur. Pek çok sivil ve asker esiri bu kampta toplarlar. Diğer esir kampları Changi ve Singapur’dadır. Savaş sırasında ele geçen belgelere göre savaşın sonuna yaklaşıldığında, yenilginin soğuk nefesini enselerinde hisseden Japonlar, 17-18 Ağustos 1945 tarihinde kampları kapatma kararı alırlar. Bu karar oradaki esirlerin öldürülmesi anlamını taşır. Bu bilgiye erişen serbest çalıştırılan bir yerli esir, 15 Ağustos gecesi diğer esirleri serbest bırakarak hayatlarını kurtarır. Japonya’nın tesliminden sonra da ormana dağılan başıbozuk askerlerin sürdürdüğü savaş bir süre daha çatışmaların devam etmesine neden olur. 

11 Eylül 1945 tarihinde savaş tamamen biterek tarih sayfalarına gömüldü. Sarawak Racalığı, savaşın yıkımından sonra, güçlü politik değişimlere hazır bir kararlılıkla ayağa kalkar. Bu dönem, Dünya devletlerinin savaş sonrası toparlanmaya, sınırların yeniden netleştirilmeye çalışıldığı, yerle bir olan sanayi ve ekonominin canlandırılmaya çalışıldığı yıllar. Savaşın yönetimlerde uyandırdığı dehşet hissi, savaş sonunda güçlü devletler, özellikle Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasında ‘Soğuk Savaş’ adı verilen güç gösterilerinin başlamasına da sahne olur.

Borneo, Beyaz Raca James Brooke'un sarayı Astana
Beyaz Raca James Brooke’un sarayı Astana

Savaş sonrasında, Sarawak’ın İngiltere Krallığı’na bağlanması konusunda artan baskılar, yeni siyasi tartışmaların doğmasına neden olur. Sonunda baskılara daha fazla dayanamayan üçüncü beyaz raca, Charles Vyner Brooke, ülkesinde istikrar, gelişim ve II. Dünya Savaşı’nın getirdiği yıkımların giderilmesi, yıpranan kaynakların onarılması için İngiltere’ye devrin en uygun çözüm olacağını düşünür.

Diğer yandan Büyük Britanya Kraliyet Yönetimi, Sarawak Racalığı’nın İngiltere’ye devri konusunda baskılarını giderek artırır. Sarawak halkı bu devre topyekûn karşı olur ve direnç gösterir. Charles Vyner Brooke 1944’te kardeşinin oğlu Charles Antony Brooke’u geçici olarak raca ilan etse de, dış tehlikelerin büyüklüğü ve İngiltere’nin baskılarına daha fazla dayanamayarak, 1 Temmuz 1946 tarihinde Sarawak Racalığı’nın Kraliyet Kolonisi olarak İngiltere’ye devrini onaylar. Sarawak tarihinde devrim niteliğinde pek çok olay yaşanmış olmasına rağmen, ilk kez pek çok ayrı kökenden gelmiş kabile halkları ve göç ederek Sarawak halkına katılmış insanlar, tek bir ses ve tek bir halk olarak bu devire karşı çıkarlar.  Çünkü büyük çoğunluk Brooke yönetiminin Sarawak’ın bağımsızlığı için tek yol olduğuna inanmaktadır. İngiltere tarafından atanan İngiliz Vali Sir Duncan Stewart protestolarla karşılanır. En güçlü tepkiler, uzun süredir Brooke yönetiminin sadık takipçisi ve yönetim kademelerinde görev alan Malay topluluğundan gelir. Çok geçmeden vali, düzenlenen bir suikast ile iki yerli tarafından öldürülür. Huzursuzluk ve çatışmalar artar.

O tarihlerde komünizm, özellikle Güney Doğu Asya’da sınırlarını genişletmek üzere atağa kalkar. Savaş sırasında çöken Dünya ekonomisi, soğuk savaş nedeniyle de durgunluktan sıyrılmakta güçlük çekmektedir. Beyaz Racanın Ülkesi Sarawak da Dünyada ve coğrafyasında yaşanan sıkıntılardan payına düşeni alır elbette. 1951 Yılına gelindiğinde James Brooke uygulamalarında dağılmalar, yerli kabileler arasında anlaşmazlıklar, sıkıntılar ve çekişmelerin yeniden başladığı görülür. Charles Wyner Brooke, James Brooke yasalarının desteklenmesi gerektiğini düşünmektedir. Kabileler arası barış seremonileri tekrar yoğun bir şekilde gündeme getirilerek, anlaşmazlıklara çözüm bulunur. 1956 Yılında, James Brooke tarafından yazılarak uygulamaya konulan anayasa, değişen koşullara göre yeniden düzenlenip kalıcı hale getirilir.

Kayan, Kenyah ve Madong yerli anlaşmazlıklarının bitiş seremonileri Hose kalesinde yapılır ve devamlılığı sağlamak üzere yıldönümlerinde törenlerle kutlanır. 1956 Yılından itibaren ekonomisi canlanarak, yeniden doğrulup ayakları üzerinde durmaya başlayan Sarawak, bu kez de büyüyen komünizm tehlikesi ile yüz yüze gelir.  

Sarawak halkının hala sindiremediği İngiltere hâkimiyeti sürerken Charles Antony Brooke, İngiliz Milletler Topluluğunun güvenli şemsiyesi altında ve Sarawak’ın benzersiz geçmişinin ışığında Sarawak halkının kendi geleceğinin kararını verebileceğini savunmakta, ülkede özgürlük ve adalet temeline dayalı, kendi geleceğini belirlemenin, benzersiz Sarawak için yine benzersiz bir deneyim olacağını söylemektedir.

Charles Antony Brooke’un çalışmaları, Sarawak halkının direniş ve kararlılığının sonucunda, 1960’larda yeniden şekillenen Güney Doğu Asya’da, Sarawak, 1963 Yılında yeni kurulan özgür Malaysia Federasyonu’na katılma kararı alır.

Borneo'nun nadir çiçeği Rafflesia
Borneo’nun nadir çiçeği Rafflesia

Gözüpek gezgin, akıllı macera adamı, duyarlı ve zeki yönetici vb. gibi pek çok sıfat ile anabileceğimiz efsanenin kahramanı İngiliz genci James Brooke’ın  öyküsünün sonunda, henüz uygar dünya ile bağlantı kurmamış yerli kabilelerin yaşadığı bu topraklarda, yasaların geçerli olduğu, özgür, adil, kendi geleceğini belirleme gücünde insanların yaşadığı bir devlet oluşur. Üç kuşaklık Beyaz Raca yönetiminde, dördüncü kuşak Charles Antony Brooke’un  katkılarını da unutmadan, Beyaz Raca Efsanesinin inanılmaz başarısı, her ne kadar Dünyada çok biliniyor olmasa da, yönetim biliminde çok özel bir yeri, fazlası ile hak ediyor.

Tarih yazılmaya devam ederken, Beyaz Raca Efsanesinin kahramanları, İngiltere’de Devon Dortmoor’da, Sheepstore Kilisesi’nin bahçesindeki aile mezarlığında yatmaktadırlar. Belki de rüzgârlı uzun kış gecelerinde, dünyanın diğer bölümlerindeki yaşananlardan habersiz cangılda darmadağınık günlerini yaşayan kabile insanlarından, kendi kaderini belirleyebilen bir toplum, bir devlet yaratmaya uzanan öykülerini, tekrar tekrar anlatıp durmaktadırlar birbirlerine.

Sarawak’ın devlet olma yolundaki benzersiz öyküsünü, başkent Kuching’de Sarawak nehrinin kıyısında kurulmuş ve günümüzde de yönetim binası olarak kullanılan Astana Sarayı müzesinde, eski Adliye sarayında, Fort Margarita kalesinde, Kare Kule’de, Brooke anıtında görmek ve yeniden yaşamak mümkündür. Brooke yönetiminin Sri Aman, Betong, Kapit ve Marudi kaleleri, 100 yılı aşkın bir süre önce hizmete giren ve halen işlevini sürdüren tersanesi ve sağlam temeller üzerine inşa edilen devlet geleneği. Yaklaşık iki yüzyıldır, James Brooke’ın Sarawak’a ilk ayak bastığı andan itibaren günümüze uzanan mirası, Sarawak Yönetimi ve Müzesi tarafından düzenlenmekte ve korunmaktadır. Sarawak’ın benzersiz deneyimi, sahip olduğu benzersiz pek çok güzellik gibi dost ziyaretçilerce öğrenilmeyi ve  paylaşılmayı bekliyor.

Bir gün yolunuz düşerse, Borneo’nun Endonezya’ya ait Kalimantan Bölgesi’ni, Brunei Sultanlığı’nı, yine Malaysia Federasyonu içinde yer alan Sabah ve Sarawak eyaletlerini gezmeye zaman ayırmalısınız. Özellikle Sarawak, Dünyada benzeri olmayan doğal güzellikleri, flora-faunası yanında efsane tadında harika bir öyküyü keşfetme ayrıcalığını da sizlere sunacaktır.