GÜZELLER GÜZELİ LİJİANG

Yönetmen Zhang Yimou`nun görkemli gösterisi doğada hazırlanan dev sahnede sergileniyor
lijiang harita

Dünyamız bir mavi küre, uzay uzaklarından bakanlar için. Tuzlaklarla, buzlu alanlar engin bir beyazlık sergiler, ufuk çizgisinden izleyenlere. Derin bir vadide, yağmur öğle sonralarını, şimşek yüklü bulutlar aydınlatır, antika bir abajur görüntüsünde. Bir metropol, labirent caddelerin ortasında, beton bina ormanıdır kırsalın insan gözüne. Karmaşık, gürültülü hatta biraz ürkütücü bile olabilir, çağdaş, çok kültürlü, eğlence dolu büyük şehir yaşamı. Sözün özü, her görüntü, nerede durduğumuz ve hangi ışık altında, hangi açı ile baktığımıza bağlı olarak farklı yansımalarla girer yaşamımıza. Bir metropolün gökdelen gözünden çok uzaklara baktığımızda neler görürüz diye merak ediyorsanız eğer, gelin birlikte bakalım doğuya doğru. Dağ sıraları arasında dolanan nehirlerin ıslak yeşiline gömülmüş ve takvimleri neredeyse kuruldukları zamanlara kilitlenmiş eski zaman şehirlerinden birine. Bakışlarımızı, görünür ufukların çok ötesindeki uzak bir coğrafyaya, Çin’e uzatalım ve birlikte Lijiang’a bakalım sanki masal konulu bir film izler gibi.

Neden mi Lijiang? Çünkü zamanın sihirli sabah sislerine sarılıp bize doğru yürüyen bir güzeller güzelidir Lijiang. Lijiang benim için, ilk görüşte gönül çalan, ömrümce unutamam dediğim, çekik gözleri mahmur, zamanımızı süzen bir Çinli güzel. Hüzünlü, ince beyaz parmakları efsunlu nağmelerle, lir benzeri eski bir Çin müzik aletinin tellerinde dolanırken, billur suların şırıltısında çağlayan aşk şarkısına can veren güzellik.

Bu güzeller güzeli Çin Prensesi, dünyaya gözlerini açtığı yıllarda, güneşin dünya gününe veda ettiği batı topraklarında bulunan ülkelere ipek, çay ve porselen, işte bu güzelin ülkesinden gidermiş.  Çin’in Yunnan eyaletinin güneybatısında ve 2400 metre yüksekliğindeki Lijiang platosundaki tahtında, çevredeki yüksek dağların gölgesinde, güven içinde hüküm sürermiş. Kuzeybatıda dorukları karlarla kaplı Yulong Dağı, Lijiang’ı soğuk sularıyla cömertçe beslermiş. Zamanlar zamanlara, çağlar çağlara eklenmiş. Hala soğuk sular yüksek Lijiang ovasında akmakta. Suların gizemle kaynadığı, Heilongtan (Siyah Ejder) Gölü’nü doldurmaya devam etmekte. Suların neden gizemle kaynadığını düşündüğümü sorarsanız şahit olduğum hoş bir olayı size anlatayım. Heilongtan su kaynağının, güneş ışıkları altında titreşen pırıl pırıl sularını seyrederek çevresinde dolaşırken, bir noktada suların baloncuklar çıkararak kaynadığını gördük. Su derin değildi ve sular öyle berraktı ki kumlarla kaplı taban örtüsündeki su gözelerini ve suların kaynadığını açıkça görebiliyorduk. Rehberimiz bu gölün insanları çok sevdiğini ve onların çıkardığı güzel sesleri duyunca heyecanlandığını söyledi. Bu sözlere anlam veremedik, şaşırdık. Rehberimiz, ‘Haydi birlikte alkışlayalım ve güzel sözlerle seslenelim.’ dedi. Biz de hep birlikte göle seslendik ve alkışladık. İnanılmaz bir şekilde suyun kaynadığı noktalarda su hareketleri arttı. Çok daha fazla kabarcık çıktığını belirgin bir şekilde gözlemledik. Bu inanılmaz doğa olayını defalarca tekrarladık. Her seferinde gördüğümüz şey aynı idi. Suların kaynaması artıyor ve birkaç dakika içinde yine eski haline dönüyordu. Sular bizi duyuyor da hoşnutluğunu mu gösteriyordu? Kim bilir?

Lijiang’ın su gereksinimini karşılamak üzere ustaca planlanmış bir su ağı, işte bu bizi şaşırtan ve meraklandıran Heilongtan kaynak gölünün sularını dengeli bir şekilde hemen her eve uğrayarak dağıtmakta. Bu kusursuz dağıtım şebekesi, yaklaşık 800 yıldır yangın söndürme, günlük yaşam ve üretim ihtiyaçlarını karşılayan eksiksiz bir su sistemi oluşturmakta. Her ana kanal, hem fiziksel hem de zaman olarak, içme suyu, sebze-meyve yıkama, giysilerin temizlenmesi ve yıkanma amacıyla paylaşımlı planlanmış. Su kanalları, su gereksinimini karşılamanın yanında, şehre harika görüntüler katıyor. Kanallar boyunca inşa edilmiş zarif yapılar, çağının mimari inceliklerini yansıtan minik köprülerle birbirine bağlanmış. Çoğu Ming ve Çin Hanedanlıkları zamanında yapılmış olan su kemerleri ve köprüler, serin sularda sağlıkla büyüyen söğüt ağaçları ile süslenmiş. Şehir merkezinden itibaren dört farklı yöne doğru caddeler, tamamen kendine özgü bir tarzda yerel taşlar ile döşenmiş olarak uzanıyor. Yağışlı mevsimde çamursuz, kuru-tozlu mevsimde tozsuz caddelerin gizemi bu taş döşeme yapısı kadar, gecenin ilerleyen saatlerinde tüm caddeleri yıkayacak şekilde serbest bırakılan su ile de sağlanmakta imiş.

Naxi etnik azınlığının alfabesi
Naxi etnik azınlığının alfabesi

Naxi etnik azınlığının anavatanı olan bu topraklarda, Lijiang’ın kuruluşu ve ilk yerleşimler 13. Yüzyılda Song Hanedanının son zamanları ile Yuan Hanedanlığının ilk yıllarına rastlamakta imiş. Yuan Hanedanlığının kurucusu Kubilay Han’ın, Lijiang’ın hızlı bir gelişim göstererek bölgede en önemli siyasi, kültürel ve ticari merkez olmasına katkısı büyük olmuş. Böylece Lijiang, Tibet ve Hindistan ile Çin’in Sichuan ve Yunnan bölgeleri arasında bir kavşak noktası haline gelmiş.

Lijiang civarından elde edilen iki renkli taş ile sanat eserleri yaratan Lijianglı usta
Lijiang civarından elde edilen iki renkli taş ile sanat eserleri yaratan Lijianglı usta

Lijiang’a yerleşen Kubilay Han döneminde, Bai, Naxi ve Tibet kökenli etnik grupların gelenekleri zaman içinde kaynaşarak olağan dışı bir şehir yapısına dönüşmüş. Tüm etnik grupların yaşam biçimlerinin özünü içeren yerel mimari, sanat, şehir planlaması, peyzaj, sosyal yaşam, yerel el sanatları, Lijiang’a özgü, özgün bir kültürel gelişim göstermiş.

Lijiang’ı üç ana bölüm halinde tanımak mümkündür. Bunlardan birincisi eski kent merkezi ve Heilongtan kaynak gölü. Eski kent merkezi, daha ziyade Naxi kültürünün ağır bastığı bir mimari incelikle yapılmış. Kemerli kapılar, duvarlar, avlular, oymalı tavan kirişleri ile iki katlı, kiremit çatılı, ahşap çerçeveli evler, su kanalları boyunca ve onların kıvrımlarını takip ederek sıralanmış. Han ve Zang mimari ve dekoratif unsurlarını birleştiren ahşap süslemeler, kuşlar, çiçekler, müzik aletleri ve kültürel sembollerden oluşmuş.

İkinci bölüm kent merkezinin sekiz kilometre kuzeyinde yer alan Baisha konut grubu. Bu bölümde Naxi ve Bai halklarının yaşamı ile ilgili resimlerle süslenmiş köşklerin de yer aldığı kare şeklinde, teraslı konut kümeleri yer almakta. Naxi sanatçıların el emeği göz nuru yeşim taşı eserler, ince ipek iplikle dokunan veya işlenen geleneksel motifli eserler, pembe-siyah lokal taşlardan yapılan taş oyma eserler, bir müze özeninde sergilenmekte. Bu benzersiz el işlerinin satışı da yapılmakta. Kültür merkezinde bir Naxi şaman, küçük bir ücret karşılığı ilginç Naxi harflerini kullanarak isminizi veya lokal duaları yazabiliyor. 13. yüzyıl başlarında inşa edilen Budizm ve Taoizm mabetlerini içeren dini kompleks de bu bölümde bulunmakta.

Kent merkezinin dört kilometre kuzeybatısında yer alan Shuhe konut grubu ise bir diğer bölümü oluşturmakta. Çevresini kuşatan dağlarla korunmuş ve su kıvrımlarının şekillendirdiği bu yerleşimler, yüzyıllar boyunca yerel kültürlerin,  folklorik unsurların ve geleneklerin yarattığı harikulade bir yaşam alanını sergilemekte. İnsanların 800 yıldır ahenkli bir birliktelik içinde yaşamlarını sürdürmekte olduğu bu kentsel alan, fiziki olarak kent yaşamının tam ortasında yaşam kaynağı bir su sistemi, ahenkli yapı kompleksleri, uygun büyüklükte, konforlu ve zarif konutlar, hoş bir çevre düzenlemesi ve eşsiz bir halk sanatı stili ile insan yaşam alanlarının olağanüstü bir örneğini oluşturmakta.

Güzeller güzeli Lijiang bir masal şehri gibi. Burada dağlar, nehirler, ağaçlar ve mimari ile, insan-doğa arasındaki uyumlu birlikteliği içeren bir yaşam alanı yaratılmış. Pek çok depreme ve geçen yüzyıllara rağmen işlevselliğini koruyan su sistemi, ovada yer alan tarım alanlarının sulanmasında da halen başarı ile kullanılmakta. Benzer şekilde 1996 yılında Lijiang’a büyük darbe vuran ve neredeyse tamamına büyük yıkım getiren depreme rağmen, kent yeniden ve orijinaline uygun olarak inşa edilmiş.

Heilongtan-Siyah Ejder Gölü
Heilongtan-Siyah Ejder Gölü

Unesco Dünya Mirası Kriterlerine uygunluğu ile Lijiang, 1998 yılında Unesco Dünya Mirası Listesi’ne alındı.

Doğal olarak, güzelliği ve bu olağanüstü özellikleri ile Lijiang, Dünya gezginlerinin gönüllerinde taht kurmuş, adı dilden dile dolaşmış bir kent. Gelenin tadına doyamadığı, mümkün olduğunda tekrar gelmek istediği Lijiang, zaman içinde ünlenmiş ve Dünyadaki benzer noktalar gibi, turistik etkinliklerin ön plana çıktığı bir şehir haline gelmiş. Bu durum Lijiang’ın ekonomik durumuna yaptığı olumlu katkılar yanında, su kenarındaki bazı binaların bar, restoran, eğlence yeri olarak şekil değiştirmesine, ana caddedeki hemen her binanın da dükkân ve mağazalara dönüşmesine neden olmuş. Unesco’nun ve Çin yönetiminin koruma ve kontrol mekanizmaları etkili olmakla birlikte, Dünyada giderek yükselen turizm hareketliliğinden Lijiang da nasibini almakta elbette. Her yıl daha fazla sayıda insan Lijiang’ı ziyaret etmekte, konaklama tesislerinin, restoranların, butiklerin, el sanatları ve hatıra eşya satıcılarının şehir yüzölçümünden giderek daha fazla pay aldığı görülmekte.

Jisha nehri üzerindeki Tiger Leaping Gorge
Jisha nehri üzerindeki Tiger Leaping Gorge

Diğer yandan Lijiang, etnik ve tarihi özellikleri nedeniyle Çin’in en etkileyici şovlarından birine de sahne olmakta. Lijiang’ı güçlü sıralar halinde kuşatan güzel dağlardan biri de 15 kilometre kuzeyinde bulunan Jade Dragon Snow Mountain denilen Yeşim Ejder Karlı Dağı. Çok güzel bir manzaraya sahip olmanın yanında, Naxi insanları için kutsal olan karlı yalçın tepeleri, kızıl kum taşından oluşan toprak yapısının ardında büyüleyici bir kontrast yaratmakta. Bu dağda yerel halkın tarih içinde kök salmış, geleneklerinin ve yaşam biçiminin sergilendiği çok görkemli açık hava şarkı ve dans gösterisi yapılmakta. Deniz yüzeyinden 3100 metre yükseklikteki bir tepe, kademeli biçimde şekillendirilerek sahne haline getirilmiş, ünlü Çinli yönetmen Zhang Yimou tarafından hazırlanan bir saat süreli gösteri, günde iki kez Çinli ve yabancı turistlere sergilenmekte. Gösteride çok eski antik çağların Çay Yolu, etnik kabileler arası ilişkiler ve bu topraklara yerleşim zamanları canlandırılmakta. Gösteride, çevrede yaşayan Naxi, Bai, Yi ve Han insanları rol almakta. Etnik kıyafetler ve aksesuarlar, şarkı ve danslar, davullar ve sahneye giren atlılar, çok etkileyici bir etnik atmosfer yaratmakta. Neredeyse her gösteride yoğun yağmur yağışı olması espri konusu haline gelmiş olup, girişte herkese bir yağmurluk hediye edilmekte. Oyun Çince olmasına rağmen şarkılar, müzik aletleri ve oyunun sunuluş biçimi, tek bir kişinin İngilizce açıklamalar yapmasını yeterli kılmaktadır. Son yıllarda Çin’in değişik bölgelerinde sergilenen bu tip gösterilerde, ışıklı panolarda İngilizceye tercüme edilmiş oyun metinleri sunulmakta.

Güzel Lijiang`ın gece görünüşü
Güzel Lijiang`ın gece görünüşü

Lijiang yakınlarında etkileyici bir diğer yer ise adına kısaca Kaplan Boğazı da diyebileceğimiz Tiger Leaping Gorge. Lijiang’ın kuzeyinde Jisha nehri üzerinde bulunmakta. Dağ sıralarının birbirine çok yaklaştığı dar bir boğazda, kulakları sağır eden bir gürültü ile ve dizginlerinden boşanmışçasına akan tonlarca çılgın su kütlesi. Tiger Leaping Gorge’nin en etkileyici manzarasına erişebilmek için geçilen yol ise, dimdik iki duvara benzeyen mermer dağ kütlelerinin birinde açılan ve bazı bölümleri birer balkon gibi nehrin üzerine uzanan, bazı bölümleri ise beyaz mermer tüneller halinde dağ kütlesinin içinden geçen yürüyüş yolu. Yürüyemem diyenler için rengârenk süslenmiş, yerel halktan delikanlıların çektiği, yola uygun Çin Faytonları hazır bekliyor. Yüzyıllar öncesinin Çin yollarına düşmüşsünüz sanki. Etkilenmemek mümkün değil.

UNESCO Dünya Merkezi Lijiang artık bir turizm şehri
UNESCO Dünya Merkezi Lijiang artık bir turizm şehri

Güzeller güzeli Lijiang’ın eski merkezine akşama doğru, gösterişli kale kapısından girip, günün son ışıkları ile yaldızlanan su kanalları boyunca yürürseniz, renk renk çiçeklerle süslenmiş sokaklar boyu neşeli bir insan kalabalığı karşılar sizi. Benim gönül bağladığım güzeller güzeli Çinli güzelin büyüsüne kapılanlardır bunlar. Cıvıl cıvıl insanların, kırmızı balıkçıkların akıntıya direndikleri kanallar boyunca sıralanan restoranların masalarına yerleştiklerini görürsünüz. Kimi hala gösterişli dükkânlarda alışveriştedir. Bazıları ana meydandaki dilek ormanına dilek tahtaları bağlamakla meşguldür. Bu şenlik, bu neşeli sesler, şıkır şıkır suların çevresinde gecenin geç saatlerine kadar sürer. Gece yarısını geçti mi saatler, artık antik çağların güzel Prensesi Lijiang’ın mahzun ve mahmur saatleri başlar. Kaldığınız odanın balkonuna çıkın ya da kendinizi tenha sokaklara atın. Sessiz ve loş bir zaman ayracından süzülüp, Çin hanedanlarının görkemli saraylarına ulaşır ve Prenses Lijiang’ın çekik hülyalı gözlerine bakıp, minik beyaz ellerini tutabilirsiniz belki.