VİETNAMIN PHU QUOC ADASI

Vietnam-Phu-Quoc-hapishane-3

*VİETNAMIN PHU QUOC ADASINDA

VİNPEARL SAFARİ PARKI

Vietnamda Phu Quoc adası Vinpearl Safari Parkı, sizi hayretler içinde bırakacak bir yerleşimle, doğal ortamda yapılabilen Safari kavramını, Hayvanat Bahçesi kavramı ile aynı potada birleştirerek çok keyifli bir safari ortamında, farklı kıtalarda, farklı ülkelerde yaşayan hayvanlara sanki tamamen özgür doğal ortamlarında izliyormuşçasına ulaşabildiğiniz bir Park. Her yaştan izleyici için bir öğrenme ve eğlenme parkı. Bazı endemik canlıları da görme fırsatı yakalıyorsunuz. Safari Parkının vahşi kediler bölümümde örnek olarak tur otobüsü dış koruma tellerinin kapısından giriyor ve kapı arkanızdan kapanıyor. Otobüsün girdiği koridorda önünüzde açılan ikinci bariyer kapısından da geçiyorsunuz ve kapılar arkanızdan kapanıyor. Tur otobüsünüz artık tamamiyle bir vahşi kedi kabilesinin ortasında, etrafınızda onlarca arslan ve yavruları dolanırken safari heyecanını doyasıya yaşıyorsunuz.

Binbir çeşit kuşlar, kaplanlar, sırtlanlar,hipopotamlar, gergedanlar, geyikler, zebralar, zürafalar, mirketler, tapirler, maymunlar, goriller, sayın sayabildiğiniz kadar. Son zamanlarda ün kazanan sevimli kapibarayı bile görmek mümkün. Ayrıca kuşlarla, yunuslarla, foklarla yapılan gösteriler küçükler kadar büyüklerin de hayranlığını topluyor.

WINWONDERS EĞLENCE PARKI

Başka bir köşe WinWonders Eğlence Parkı, Disneylandı aratmayacak kadar ilginç, sevimli karekterlerle dolu, müzik ve oyunları ile eğlenceye doyuran bir mini masal şehri.

Restoranları, alış veriş dükkanları, cafeleri ile neredeyse yok yok bir eğlence parkı. Sizi çok şaşırtacak bir köşe de Venedik şehrinin bir bölümünün yerinden alınıp, Phu Quoc adsının bu köşesine yerleştirilmiş olması. Kanallar, binalar, gondollar, meydanlar, heykeller, havuzlar, çeşmeler, kiliseler, köprüler daha neler neler. Kanal kıyısına serpiştirilmiş cafelerde biranızı veya kahvenizi yudumlarken, pizanızı, pastanızı keyifle atıştırırken İtalyayı yaşamak bambaşka bir deneyim oluyor. Akşam hava kararıp rengarenk ışıklar yanmaya başlarken bu yapay Venediğin shov zamanı başlıyor. Venediğin karnaval karekterleri, tarihi giysileri içinde gondollarla geçit resmi yaparken müzik ve ışık gösterilerini izlemek sizi bambaşka bir dünyanın bambaşka bir zaman dilimine ışınlıyor.

Vietnam PHU Quoc Adasındaki Floransa

Adanın başka bir köşesinde otelleri, kaliteli restoranları, cafeleri, şık pastaneleri, havuzlu geniş meydanları, kiliseleri, tarihi kuleleri, colesyumu, heykelleri ve daha aklınıza gelebilecek her şeyi ile tarihi bir İtalya şehri, mesela Floransadan bir köşe kurulmuş. Burası bir oyun alanı değil içinde yaşanılan bir tatil mekanı. Vietnamın bir adasında olup, ama bir İtalya şehrinde yaşayıp tatil yapmak herhalde aklınızın köşesinden bile geçmez herhalde. Heyecanlandıran , değişik ve mutluluk veren bir tatil sürprizi gerçekten. Sanıyorum artık sevdiklerimize sürpriz yapmanın boyutları da heyecan verici bir şekilde dönüşüyor. Ne dersiniz?

Vietnam PHU Quoc Adasında Muhteşem Shovlar

Sunset Town iki olağanüstü şov ile bütünleşiyor. Biri bir su gösterisi. Symph of The Sea. Su üstünde insan, müzik, ışık ve suyun bütünleştiği bir gösteri. Olağanüstü jet ski ve artistlerin su jeti dansları, müzik ve ışıklı gösteriler eşliğinde seyredenleri dakikalarca büyülüyor. Diğeri ise 3000 kişilik bir sahnede, ki her gece tıka basa doluyor bu sahne, büyüleyici görüntülerle, dünyamızın, sistemimizin ve evrenin konu alındığı, ışık, müzik ve görsel bütünlüğünde üst düzey bir sanat gösterisi. Kiss of The Sea. Her ikisine de harika birer Fire works eşlik ediyor.

Vietnamda PHU Quoc Adasında Öpüşme Köprüsü

Sunset Town çok özel bir köprüye sahip. Öpüşme köprüsü. Deniz üzerinde, hem bu olağanüstü güzel şehri karşıdan seyretmek hem de çiftler ve sevgililer için hoş bir atraksiyon yaratmak için bir köprü yapılmış. Köprü iki taraftan geliyor ve iki ucu birbirinizin elini tutabileceğiniz yada öpücük verebileceğiniz kadar bir ara kadar birbirine yaklaşıyor. Bu çok heyecan verici özel anların yaşanmasına neden olacak olağanüstü bir yaratıcılık eseri bence. Bu köprüde yaşanan özel anların sayısı hayal ettiğinizden çok fazla emin olun. Evlenme teklifleri, özel kutlama anları, sevenlerin kalplerini hoplatan özel dakikalar hep bu iki uç arasında yaşanıyor. İnsanlar dakikalarca kuyruk bekliyorlar, binlerce duygulu fotoğraf çekiliyor. Çok sayıda çiçek ve güzel duygu köprünün bir ucundan diğerine akıyor. Ben de eşimle ayrı yollardan yürüdüm ve ortada buluştuk. Sanki başka türlü buluşanıyacakmış gibi birbirimizi ne çok sevdiğimizi fısıldayıp el ele tutuştuk. Ayrı düşmenin hüznünü bir kaç saniye hissedip bu korkuyla titredik ve bunu yaratan insan zekasına şapka çıkardık inanın.

Vietnamda PHU Quoc Adalar Arası Teleferik Yolculuğu

Phu Adalar topluluğunun, belli başlı ve birbirine komşu üç adası üzerine kurulu bir teleferik ile oteller, rezidanslar, plajlar, su üstü ve su altı sporları merkezleri, muhteşem su parkları, roller costerlar ile dolu, restoranlar, tropikal meyve satış yerleri, cafeler, hediyelik dükkanlarının size hoşgeldin dediği bir adaya ulaşıyorsunuz. Arada kalan adada ise, ada halkı günlük yaşamına, balıkçılar balık tutmaya, adalı çocuklar okula gitmeye devam ediyorlar. Siz de ada günlük yaşamlarının üzerinden süzülüp başka bir adanın peri masalına karışıyorsunuz. Sizi peri masalına taşıyan teleferik ise, ayaklar üzerinde 7 899.9 Metre uzunluğunda yol kateden ve 30 ar kişilik kabinlerle harika manzaralar içinden geçip eğlence cennetine meraklı turistleri taşıyan bir teknoloji harikası. Üç kablo üzerinde en uzun mesafeye sahip teleferik olarak Guinness World Records ünvanına sahip. Daha uzunu yapılana kadar tabii.


TURİZM  KAVRAMINDA YENİ BİR PERSPEKTİF

phu quoc

Vietnam’ın Phu Quoc adası ile tanışmam on yıl kadar öncesine dayanıyor. Güzel ve sakin plajları, akşamları kurulan deniz ürünleri pazarı ile gezi ve tatil için harika bir tropikal ada idi.

Vietnam-Amerika savaşından kalma yıkık dökük bir hapishane binası vardı ama pek odaklanılmıyor, bakılmıyordu geçmişin bu paslı-küflü yüzüne. Eşim ve dostumuz bir diğer çift ile birlikte bir haftaya sığdırdığımız harika bir dinlence olarak kalmıştı hafızamda. Ta ki bir süre önce eşim internette bir video ile karşılaşıncaya kadar. Varşova’dan Phu Quoc adasına direk uçan Polonyalı bir gencin, ada hakkında anlattıklarını ve gezip gördüklerine bir haftanın yetmediğinden yakındığını izleyince meraklandık bu bizim bildiğimiz Phu Quoc mu diye? Biraz araştırınca adanın aynı ada olduğunu ama başka bir boyuta geçtiğini gördük.

Vietnam phu quoc ipek bocegi

Aralık 2025’in için planladığımız Filipinler gezimiz  öncesi, eski tanıdık Phu Quoc adasını ziyaret etmeye karar verdik. Yeni rotamıza ilişkin hazırlıklar yapıldı, uçak biletlerimiz alındı ve macera başladı.

7 Aralık 2025 günü öğleden sonra Vietnamın Mekong Deltası bölgesindeki Rach Gia limanından bindiğimiz feribot, Phu Quoc adasında Duong Dong limanına yanaştı.

Günümüzde Vietnama ait olan ve 574 Kilometre kare büyüklüğe sahip ve 22 küçük adadan oluşan Phu Quoc takım adası, Tayland Körfezinde yer almakta ve Vietnama 45 km, Kamboçya topraklarına ise yaklaşık 12 km kadar uzaklıkta bulunmakta. 

17. Yüzyıla kadar bilindiği kadarı ile günümüz Kamboçya topraklarında yaşayan Khmer insanlarının kurduğu Khmer İmparatorluğuna bağlı bir ada imiş. 17. Yüzyıl sonlarında bir Çinli tüccar adayı ele geçirerek zengin bir ticaret merkezi yaratmış ve bölgeyi koruma altına alması karşılığında Vietnamdaki Nguyen Kırallığına sunmuş. Bu şekilde Vietnam hakimiyetine geçen ada, 19. Yüzyılda Vietnamı işgal eden Fransızların eline geçmiş. Bu dönemde adada kauçuk ve hindistan cevizi üretimi önem kazanmış. Ayrıca 1946 yılında, Fransızların Vietnamlı direnişçileri hapsetmek için kullandıkları Hindistan Cevizi Hapishanesi adı verilen hapishane binası inşa edilmiş.

Vietnam phu quoc egeler

Fransızların 1954 yılında Vietnamdaki en büyük askeri üslerinin bulunduğu Dien Bien Phu da  yaşadıkları büyük yenilginin ardından, Amerika Birleşik Devletlerinden yardım istemesi ile başlayan Vietnam Savaşı esnasında, 1955-1975 yılları arasında ABD ordusu ve müttefiki Güney Vietnam Hükümet Kuvvetleri tarafından da kullanılan bu hapishane, 1967 yılında genişletilerek, 40.000 kadar Kuzey Vietnam askeri ve siyasi tutuklunun bulunduğu ve uygulanan ağır işkenceler nedeniyle ‘’Dünyadaki Cehennem’’ adıyla anılan bir esir kampına dönüştürülmüş.  Günümüzde, işkence uygulamalarının da sergilendiği bir müze haline getirilmiş ve National Historical Site ilan edilmiş. Ziyaret için gittiğimizde binada yeniden düzenleme çalışmaları yapılmakta olduğundan kapalı idi.

Phu Quoc, savaş bittikten sonra karabiber ve güney doğu Asyada çok sevilen ve kullanılan fish souce- balık sosu üretimi yapılan sakin bir ada kimliğinde kalmış. Üretilen karabiberin dünyada ün kazanmış çok kaliteli bir karabiber türü olduğunu ve balık sosu üretiminin de 200 yıllık bir geleneğe sahip olduğunu belirtmek gerek.

Vietnam phu quoc magaza

Ada, 2000li yılların başlarında turizm alanında da yavaş yavaş hareket kazanmaya başlamış. Vietnam yönetimi Phu Quoc adası için çok kapsamlı bir turizm kalkınma projesi hazırlayarak, yatırım planlaması yapmış. 2021 Yılında da Phu Quoc, Vietnam’ın  ‘’Ada Şehir’’ statüsü alan ilk yerleşimi olmuş.

Bu stratejik seçimde, adanın yıl boyu 27-28 derece olan ortalama sıcaklığının, 2006 yılında, ormanlar, mangrovlar ve sulak alanlardan oluşan yaklaşık % 70 lik bölümünün UNESCO tarafından Biyosfer Rezervi ilan edilerek koruma altına alınmış olmasının, nadir su altı yaşamının, bembeyaz ince kumlu harika plajlarının, Fransız sosları ile giderek daha çok ünlenen Vietnam Mutfağının, harika doğa aktivitelerine imkan veren dağlık, ormanlık, sulak, zengin arazi yapısı gibi pek çok avantaj sağlayan faktör bulunmakta. Phu Quoc Projeleri klasik tatil, dinlence, eğlence, fuar, ulusal ve uluslararası toplantılar vb gibi turizm etkinliklerinin ötesinde, çok katmanlı bir vizyon içermekte.

Vietnam phu quoc harita

Adada ilk konaklama yerimiz Seashells Otel. Harika bir sahil, çok güzel bir otel kompleksi, restoranlar ve denizle bütünleşmiş gibi görünen yüzme havuzları. Gün batımında vardığımız otelde bir süre hayranlıkla dolanıp, fotoğraflar çektik, odamıza yerleşip dinlendik. Ertesi gün için çevremizi tanıma, Phu Quoc’un yeni yüzünü keşfetme planlarımız vardı.

Sabah daha önce planladığımız gibi kiraladığımız araba ve rehberimiz bizi otelin girişinde bekliyordu. İlk durağımız ada tarihinde geçmişi eskilere dayanan Fish Souce yani Balık Sosu üretimi vardı. Adanın en tanınmış balık sosu üreticilerinden birini ziyaret edeceğiz. Khai Hoan, çok sayıda balıkçı teknesine sahip büyük ve eski bir üretici imiş. Balık sosu, Güney Doğu Asya halkları tarafından sevilen ve  mutfaklarındaki pek çok yemekte lezzet katmak için kullanılan bir sos. Rehberimizin anlattığına göre yöreye özgü, hamsi benzeri küçük balıklardan yapılmakta. Yerel balıkçı tekneleri ile bolca yakalanan bu balıkların bol tuz ile uzun süre fermente edilmesi ile elde edilen yoğun aromalı berrak açık kahverengi bir sıvı. Tuzlanan balıklar özel ahşap fıçılarda 6ay ile 2 yıl arasında değişen sürelerde bekletilerek fermente oluyor ve balığın proteinleri, amino asitlere dönüşerek özel bir lezzet kazanıyor. Üretim süreci tamamlandıktan sonra süzülerek  dinlendiriliyor ve şişeleniyormuş. Büyük ahşap fıçıların yer aldığı fermentasyon bölümünü de gezdikten sonra tadım ve satışın yapıldığı mağaza bölümüne geçtik. Fermentasyon deposundaki neredeyse dayanılmaz gibi gelen kokudan burada eser yoktu. Ayrıca üretim aşamasında hissedilen kokunun, pişirilme işlemi sırasında da tamamen kaybolduğu ve fish sosun yemeğe hoş bir lezzet kattığı söyleniyor. Güney Doğu Asya Mutfağında pek çok yemek yanında marinasyonda ve salata soslarında da kullanılıyormuş. Tadım ve satış bölümünde öğreniyoruz ki, yoğunluk, lezzet ve kalitesi farklı pek çok çeşit balık sosu oluyormuş. Balıkların kalitesine de bağlı olarak yıllara göre üretimin, verimi ve kalitesi değişiyormuş.

Vietnam phu quoc biber

Rehberimiz Vietnam’ın Phu Quoc adasında  mevcut 7000’den fazla ahşap fermentasyon fıçısı ile  ve geleneksel yöntemlerle üretilen coğrafi işaretli  ürün, balık sosunun yıllık üretim miktarının, ilgili balık üretimine de bağlı olarak 15-30 milyon litre arasında değiştiğini anlatırken,  büyük çoğunluğunun AB Pazarları, ABD, Avustralya, Japonya, Kanada, Güney Kore gibi ülkeler olmak üzere 1,5 milyon litre kadarının ihraç edildiğini vurguladı.

Sırada Phu Quoc adasının ünlü karabiber üretimi var.  İki ayrı üreticiyi ziyaret ederken, rehberimizin bize aktardığı bilgileri bizzat gözlerimizle görme fırsatını yakaladık. Bildiğiniz gibi karabiber bitkisi bir sarmaşık. Üzüm salkımına benzeyen karabiber salkımları önce yeşil renkli tanelerden oluşurken, olgunlaştıkça kırmızı ve en sonunda siyah renge dönüşüyor. Bu da hasat zamanının geldiğini işaret ediyor. Belirgin aroması, karakteristik koku ve tadı ile Phu Quoc karabiberi dünya piyasalarında ayrı bir yere sahipmiş. Bunda üretimin organik ve tamamen elle yapılmasının da payı büyükmüş. Toplama, yıkama, kurutma ve ayıklama işlemleri elle ve doğal yollarla yapılıyormuş. Yıllara göre 800-1000 ton arasında değişen miktarlarda olan karabiber üretiminin, yıllık 250 ton kadarının, çoğunluğu siyah karabiber olmak üzere ihraç edildiği biliniyormuş. Karabiber hasat edildikten sonra suda bekletilerek kabukları soyulursa altından beyaz bir tane çıkıyor. Onun öğütülmesi ile de beyaz karabiber elde ediliyor. Beyaz karabiberin aroması siyahından çok farklı. Karabiber yeşilken veya kızardığında toplanırsa turşusu da yapılabiliyor. Karabiber üretim yerlerini gezdik, fotoğraflar çektik. Karabiber sarmaşıklarının fotoğraflarını çekerken karabiberin, ülkemizde karabiber ağacı diye bilinen bir ağaçtan elde edildiğini düşünen ne kadar çok kişi ile karşılaştığımız aklıma geldi. Üstelik sık rastlanan bu ağaçtan karabiber toplandığını hiç görmemiş olmalarına rağmen.

Daha sonra bir ipek ve ipekli ürünler üretim ve satış merkezini ziyaret ettik. Vietnam ana karasında çok yaygın olan ipek üretici firmalardan birinin Phu Quoc şubesi gibi duruyordu. Devamında adada yetişen ve Orman Gülü bitkisinin adaya has bir türü olan bitkinin tohumlarından yapılan Sim adlı içeceği, geleneksel biçimde imal eden bir üretici vardı. Tadı, ülkemizde de bulunan kuşburnu adlı ve çayını yaptığımız şifalı tohumları andırıyordu.         

Vietnam phu quoc atila

Daha sonra sırada bir de inci üreticisi vardı. İnci, mücevher, yarı değerli doğal taşlar gibi ürünlerden yapılmış zarif takıların da satıldığı, çok kişinin çalıştığı gösterişli bir  binaya geldik. Binanın girişinde rehberimiz firma sahibine ait koleksiyonun sergilendiği müzeyi mutlaka görmemizi söyleyince meraklandık gerçekten. Girdiğimiz büyük ve şık binanın birinci katı çok kendine özgü bir müze imiş.  Girişte ziyaretçileri karşılayan orta boy bir balıkçı teknesi ve üzerinde yazılı, teknenin  sahibi ve firmanın kurucusu Ho Phi Thuy’un bir sözü oluyor.  ‘’Yıllardır teknem evim, deniz vatanım ve Phu Quoc  sığınağım oldu.’’ Müzenin  kendine özgü içeriğine gelince, işini artık üçüncü kuşağa devretmiş olan Ho Phi Thuy, bir inci avcısı ve daha sonraki yıllarda ise inci yetiştiricisi imiş. Phu Quoc adası çevrsinde inci avcılığı yaparken deniz dibinde çok sayıda Çinli tacirlere ait batık gemi enkazına rastlamış. Çinin ünlü porselenleri deniz dibine yayılarak günümüze kadar ulaşmışlar. Büyük olasılıkla çay, pirinç, ipek gibi diğer ticari ürünler denizin aşındırıcı etkisine dayanamadıklarından yok olmuşlar. Deniz dibinde rastladığı tüm  kalıntıları çalışma hayatı boyunca  önce gemisine sonra karaya taşımış. Temizlenebilenleri temizlemiş, diğerlerini de denizde bulduğu hali ile biriktirmiş.

Çin seramiklerini taşıyan gemiler 618 yılında kurulan Tang hanedanlığından 1912 Qing hanedanlığının sonuna kadar geçen yüzyıllar içinde pek çok ticari gemi bu sularda batmış olduğundan batık buluntuları düzenlendiğinde, Çinde bulunan muhteşem seramik müzesinin bir küçüğünü oluşturmuş. Tang Hanedanlığı Döneminin üç renkli figüratif seramikleri, Song Hanedanlığı Döneminin seladon yeşil sırlı minimalist seramikleri, en çok bilinen mavi beyaz büyük porselenlerin yapılmaya başlandığı Yuan Hanedanlığı Dönemi,  Orta Doğu etkisinin görüldüğü kobalt mavisi-beyaz Ming Hanedanlığı Dönemi  seramikleri ve  ejderha, imparatorluk simgelerinin önem kazandığı özgün Qing Hanedanlığı Dönemi seramiklerine kadar geniş bir yelpaze gözler önüne serilmiş. 

Vietnam-Phu-Quoc-gemi
Vietnam-Phu-Quoc-gemi

Deniz dibi buluntularının hemen tamamı Çin kaynaklı seramik ürünlerinden oluşuyordu ve inanılmaz zenginlikte idi. Phu Quoc adasında Çin seramik ürünlerinin bu kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan ve bu kadar çok çeşit barındıran bir müzesini bulmak şaşırtıcı ve heyecan verici idi benim için.

Ho Phi Thuy, deniz dibinde çok uzun yıllar boyunca kalarak fosilleşmiş Clam adı verilen deniz kabuklarından da yüzlerce adet çıkararak bu müzede sergilemiş. Sergilemekle de kalmamış kurduğu bir atölyede sanatçıları toplayarak dev Clam kabuklarının içine sanat eseri panolar, rölyef benzeri kompozisyonlar yaptırarak bu deniz canlılarının fosil kabuklarını ölümsüz sanat eserlerine dönüştürmüş.

Başka bir salonda deniz dibinden çıkartılmış ölü mercan fosilleri sergileniyor. Taşlaşmış mercan iskeletlerinden oluşan kayalar birbirinden çok farklı pastel renkleri ile göz okşuyordu.

Bunlarında bir bölümü zarif takı üretimi için kullanılmış. Satış reyonlarının bulunduğu salonları gezerken doğada bulunan malzemelerin insan eliyle nasıl güzelliklere dönüştüğünü görüp şaşırıyor insan.

Akşamları, ilk ziyaretimizden aklımızda kalan Gece Pazarına gittik. Gece pazarı da artık bizim bildiğimizden çok farklı idi. Büyümüş modernleşmiş ama otantik özelliklerini de kaybetmemişti. Alış veriş yapılan küçük dükkanların sayısı ve ürün çeşitliliği artmış, fiyatlar biraz yükselmişti. Deniz mahsullerini tezgahtan seçip pişirtebildiğiniz yerler birer  açık restorana dönüşmüştü.

Quoc adasının, ipek kumlu plajları, şık ve keyifli otelleri,  deniz ürünleri ve uzak doğu lezzetleri ile zengin mutfağı, ticari ürünleri gezimizin ilk günleri için planladığımız etkinliklerdi.

Ama Pu Quoc’un bizim için pek çok sürprizi vardı daha görülecek. Dahası için