
Japonya gezimizin programında bu kez çok merak ettiğimiz kar maymunları da var. Honshu adasındayız. Yamaouchi idari bölgesinde bulunan Jigokudani Yaen Koen milli parkına yani ünlü Wild Snow Monkey Parka gidiyoruz.
Kar, soğuğu akla getiriyor, maymun kelimesi ise genellikle yaşam alanlarının bulunduğu sıcak tropikal bölgeleri. İşte bu nedenle Snow Monkeys, Kar Maymunları merak uyandırıyor doğrusu. Shin Osaka tren istasyonundan hızlı tren ile 52 dakikalık bir yolculuk bizi Nagoya şehrine ulaştırdı. Aktarma yaptığımız express tren ile de 2 saat 43 dakika sonra Nagano şehrine vardık. Yolun bundan sonrası express otobüs ile 41 dakika. Otobüsün son durağı olan Yudanakadan Kar Maymunlarının yaşadığı bölgeye ulaşmak için bir orman yürüyüşü yapmamız gerekiyor. Hava açık, güneş pırıl pırıl. Girdiğimiz toprak orman yolunun iki yanında 20-30 metre boyunda çam ağaçları sıralanmış. Daha kısa ağaç türleri ormanda ikinci bir kat, iri yapraklı sarmaşıklar ile çiçekli bodur bitkiler ise ormanın taban örtüsünü oluşturmuş. Yeşilin çeşitliliği bizi şaşırtırken, çamların tepesinden yol bulan güneşin altın ışıkları, yaprak dizaynının her türünü yaldızlayarak toprak seviyesine kadar sızıyor. Yürüdüğümüz toprak yolun sağından pırıl pırıl bir su, sessizliğin içinde hoş şırıltısı ile yürüyüşümüze eşlik ediyor. Bizi zorlamayan bir eğimle tepelere doğru yükselmeye devam ettik. Yarım saat kadar yürüdükten sonra milli parkın girişine ulaştık. Burada görevliden parka ilişkin ilk bilgileri alıyoruz. Yaz aylarında 8.30-17.00, kış aylarında ise 9.00-16.00 saatleri arası açık olduğunu, bilet fiyatlarının yetişkinler için 800 yen yani yaklaşık olarak 8 dolar, çocuklar için 400 yen yani yine yaklaşık dört dolar olduğunu ayrıca gruplara indirim uygulandığını öğreniyoruz.

Giriş biletlerimizi aldıktan sonra park görevlisi, Kar Maymunlarının doğal yaşam alanlarında, vahşi doğanın bir parçası olarak yaşadıklarını söyleyerek, onları izlerken uyulması gerekli kuralları sıralıyor büyük bir ciddiyetle. Biz ise heyecanla bir an önce parka girip bu ilginç maymunları görmek için sabırsızlanıyoruz. Bir yandan da gezi öncesi okuduğum broşürdeki bilgileri hatırlama çabasındayım.
Maymunlar biyolojik olarak insana en yakın canlılardır. Görünümler, elleri ve onları kullanış biçimleri, yüz çerçeveleri ile bize çok benzemelerine rağmen, kendilerine has özellikler ile de bizden pek çok farklılıklar sergiliyorlar. Makak grubundan olan Kar Maymunları, 1964 yılında ziyarete açılan bu parkta, birbirlerine yardım edebilen sosyal davranışlara sahip gruplar halinde yaşıyorlarmış. Park yıl boyu ziyarete açık olmasına rağmen geniş bir doğal alanda yaşadıkları için onları görmek her zaman mümkün olmuyormuş. Doğal yaşam alanları, içinden Yokoyu nehrinin aktığı Jigokudani vadisi. Snow Monkeys topluluğunun davranışları, değişen mevsim koşullarına göre farklılıklar gösteriyormuş. Yokoyu nehrinin suları, soğuk dağ sularının katılımı ile oldukça soğuk. Sıcaklığın 30 santigrat derecenin üstlerinde seyrettiği sıcak yaz günlerinde Japon Makakları için bu serin sulara girip çıkmak, çevresinde yavrularını büyütmek rahat ve eğlenceli imiş.

Vadi hayal gücümüzü zorlayacak kadar güzel olmasına rağmen doğa koşulları mevsimlere göre farklı zorluk derecelerine sahipmiş. Kış aylarında eksi 10 santigrat derece civarında dolaşan ısı ve çevreyi kaplayan yoğun kar, Makaklar için uygun olmayan doğal şartlarmış.
Jigokudani vadisinin volkanik tabanından fışkıran termal sular, soğuk kış aylarında soğuğu sevmeyen Makakların imdadına yetişiyormuş. Bu doğal ortamı yaşam alanı olarak seçmelerinin en güçlü nedenlerinden biri de bu imiş. Doğa kar altında ve kış uykusunda iken onlar üstlerine yağan kara aldırmadan sıcak sularda keyfediyorlarmış. Onlara bu lüksü sağlamak için, kaplıca sularının toplandığı doğal görünümlü sıcak su havuzları yapılmış bu alanda. Kar altında geçen çok soğuk kış aylarını sıcak kaplıca sularına girerek geçirdiklerinden dolayı bu maymunlara Snow Monkeys yani Kar Maymunları adı verilmiş. Eşine rastlanmayan bu ilginç maymunların, kış aylarında görüntüleri de değişiyormuş. Uzayan ve beyaza yakın renk alan tüyleri, yumuşacık bir kürke dönüşerek soğuktan korunmalarını sağlıyormuş.
Topladıkları ilgi çok fazla, yılın hemen her günü ziyaretçiler bu doğal parka akın ediyorlarmış. Araştırmacılar, profesyonel fotoğrafçılar ve tabii çocuklu aileler bunların başında geliyormuş. Kış aylarında ziyaretçi sayısı oldukça azalıyormuş. Çünkü vadide sık rastlanan kar fırtınaları ulaşımı zaman zaman zorlaştırıyormuş.
Parka girip nehir yatağına yaklaştığımızda, çevrede oynaşan yavrular, dinlenen dişiler ve biraz uzaktan grubu gözleyen erkek Kar Maymunları ile karşılaştık. Fotoğraf çekmeye çalışırken park görevlisinin uyarıları bir kez daha aklımıza geldi. Çünkü çok yaklaşırsanız agresifleşip dudaklarını O harfi şekline getirip bağırarak üzerinize yürüyorlar. Yiyecekleri değil göstermek elinizi çantanıza soksanız tehditkâr bir şekilde yaklaşıyorlar yanınıza. Her an kapıp kaçmaya hazırlar. Dron, selfi çubuğu gibi fotoğraf çekmekte kullanılan araçlar onları sinirlendiriyormuş. Kendi hallerinde, çok sakin ve sevimli görünmelerine rağmen sevmeye kalkmak, dokunmak onlar için çok rahatsız edici hatta gözlerinin içine bakılmasından bile hoşlanmıyorlar.

Kendi hallerinde güneşin altında, nehir sularına dalıp çıkarken, yavrularını emzirip korurken çok şirin olan Kar Maymunlarının zaman zaman kavga edip birbirlerini koşturdukları da oluyor. Kim bilir hangisi, topluluklarının hangi kuralını çiğnemiş oluyor bilemiyoruz.
Ziyaretimizin en güzel dakikalarını ise parkın Ziyaretçi Merkezindeki Kar Maymunlarının kış fotoğrafları karşısında geçirdik. Çünkü fotoğraflarda bembeyaz uzun kürkleri içinde başlarına kar yağarken, buharı tüten kaplıca sularında gevşemiş maymunların hali öyle hoş ki. Yüzleri kıpkırmızı, artık sıcaktan mı soğuktan mı bilinmez, göz kapakları yarı açık, banyo mahmurluğu çökmüş, kaplıca suyunun içinde oturuyorlar. Güneşin pırıltılı ışıklarından memnun ama kış aylarında olmadığımıza biraz pişman ayrılıyoruz Wild Snow Monkeys Parktan.
