Bu öyküye konu olan, Türkiye’mizden çok uzak neredeyse Dünyamızın öbür yanında bulunan topraklarda yaşayan bir kuş. Bir adada yaşayan, oralara özgü, özgün bir canlıya ait. Hani endemik denilen yalnız ve yalnız bir yöreyi yurt edinmiş güzel mi güzel, özel mi özel bir kuş. Aynı ad altında pek çok değişik alt türü bulunan bu kuşun adı Hornbill. Hornbill’ler Borneo Ada’sının sakinlerinden. Hatta adanın Malezya’ya ait olan bölümündeki Sarawak Eyaleti hornbill kuşlarının anavatanı olarak anılıyor. Ama ne yazık ki yağ palmiyelerinin endüstriyel tarım alanları, bu yağmur ormanları yerlisini yerinden etmiş. Ancak yine Malezya Borneosu’nun Sabah Eyaleti’nde görebiliyor hornbill’i meraklıları. Hornbill’e adını veren ve onu bu kadar ünlü yapan özelliklerinden biri, iri gagasının üstünde bir taç gibi taşıdığı kemiksi çıkıntı. Özellikle bazı türlerinde çok gösterişli olan bu özellik onun katili de aynı zamanda. Çünkü fildişi kadar güzel ve değerli olan bu parça çok eski zamanlarda bile çok değerli bir süs eşyası sayılırmış. Meraklıları çok yüksek bedeller öderlermiş hornbill vücudunun bu parçasına. Biblolar, mücevher kutuları, pipolar oyulurmuş bu güzel kuşun yaşamına mal olan.

Hornbill’lerin nasıl avlandığına gelince, o ise göz yaşartan, yürek buran ayrı bir hikaye. Hornbill’ler tek eşli bir yaşam sürüyorlar. Türlerinin devamı için de ağaç gövdelerindeki oyuklara yuva yapıyorlar. Dişi ve erkek sıra ile beslenip kuluçka dönemlerini tamamlayıp yavrularına kavuştuktan sonra yine sıra ile yavrularını beslerler. İşte o an, en savunmasız oldukları andır. Ağacın gövdesine konmuş yavrularına yiyecek verirken avcıları yetişir. Dişi ise dişiyi erkek ise erkeği avlarlar. Ölürken öyle bir ses çıkarır ki çok uzakta olmayan eşi yetişir. Avlayanın beklediği de tam bu zamandır. Onu da avlarlar. O da ölürken bağırır. Bu özel bir çığlıktır, “İmdat” tan öte. Çevredeki komşulara çağrıdır yavrularıma yetişin diye. Annesi ve babası ölen yavrulara bu çağrıyı duyan diğer hornbil’ler bakar. Doğada yürek burkan bir evlat ediniştir bu. Kendi yavrularını beslerken öksüz hornbill yavrularını da besler komşu hornbil’ler, yavrular ölmesinler diye.


Bu acımasız eylem tüm acımasızlığı ile yüzyıllardır ve neredeyse 20 yıl öncesine kadar sürdü.
15 yıl kadar önce Sarawak’a gelenler, çarşılarda, pazarlarda bulabiliyorlardı bu değerli süs eşyalarını yasak olmasına rağmen. Para cezalarının çok da etkili olmadığını gören yönetim, cezaları öyle ağırlaştırdı ki bir hornbill öldürmek ağır para cezası yanında 5 yıl hapis cezasına da çarptırılmak demekti. Süs eşyalarını değil satmak bulundurmak bile büyük suç ilan edildi. Ve böylece kurtuldu nadir, özel ve güzel hornbil’lerin hayatı.
Doğadaki hayvan bitki hikayelerinin çoğu türü tehlike altına girdi veya örneğin filan hayvanat bahçesinde sadece üç adet kaldı gibi cümlelerle biter. Şükürler olsun ki hornbill’lerin hikayesi henüz bitmedi. Borneo’nun yağmur ormanlarında mutlu mesut yaşayıp çoğalarak turistlere özgün göz zevkleri tattırıyor ve Borneo’nun insan sakinlerine de para kazandırıyorlar. Dilerim diğer türler içinde benzer iyi biten hikayeler yaşanır şu yaşlı dünyamızda.

